27 Января 2021 - Время в Анкаре - 19:28

Dağlık Karabağ’da yaşanan savaşla ilgili özet


Dağlık Karabağ’da yaşanan savaşla ilgili özet;
Azerbaycan Ordusu 30 sene sonra »Bir karış bile toprak vermeyiz» diyen Ermenistan güçlerinin yıllardır kurduğu barikatları ve savunma hatlarını geçerek tarihi Şuşa Şehri -Füzuli -Cebrail -Hadrut -Zengilan -Gubadlı Reyonları olmak üzere 5 şehir, 4 kasaba 300’e yakın köyü geri aldı. Hankenti, Laçın ve Hocavent’de ise Ermenistan güçlerini nerdeyse kuşattı. Ermenistan güçleri 3 senede aldığı bu bölgeleri bir ayda kaybetti, çok büyük insani ve askeri kayıp verdiler.
Ermenistan Ordusu Karabağ’da resmen yenildi ve o dokunulmazlığı, ideolojisi ve iddiaları kırıldı.
Ermenistan tarafında bunlar yaşanırken yıllardır »Mağlup Halk» sendromu Azerbaycan’ın üzerinden kalktı ve Azerbaycan Ordusu ‘’Galip Ordu’’ olarak tarihe geçti.
Bütün bunlar Misnk gurubunun baskılarına rağmen yapıldı. Tabi her manada bu savaşta Türkiye Azerbaycan’a ciddi katkı verdi. Bu çok nettir ki Türkiye’nin desteği olmasaydı Azerbaycan Ordusu bu kadar hızlı ilerleyemezdi. Hem de ciddi insani kayıp verirdi, savaşın uzaması ile de ekonomik açıdan zora girerdi. Azerbaycan Ordusu Hankentine,Hocalı’ya bir nefes kadar yaklaşıp Karabağ’ın tamamının kurtarmaya ramak kalmışken Moskova’a devriye girerek Ermenistan güçlerini deyim yerindeyse ‘’ipten aldı’’ ve bir anlaşma metini imzalandı.
Bu Metine göre Hankenti, Hocalı, Ağdere ve Hocavent’e Rus barış gücü konuşlanıyor ve Orada Kalan Ermeniler için de Laçın Koridorundan Ermenistan’a yol açılıyor. Zaten Azerbaycan Ordusunun Şuşa şehrinin alınmasından sonra defakto olarak kuşatmaya alıp kontrol ettiği Laçın, Ağdam ve Kelbecer’den Ermenistan güçleri çekiliyor ve 1 Aralık’a kadar »savaşsız» olarak bu bölgeler Azerbaycan’a teslim edilecek.
Söz konusu anlaşma metinine göre Ermeniler ve Rus barış gücünün olduğu bölgelere (Hankenti, Hocalı,Ağdere, Hocavent) Bağımsızlık, özerklik, öz yönetim gibi statüler verilmiyor ama ileride hangi tartışmaların ve taleplerin ileri sürüleceği konusu da iyi takip edilmesi gerekiyor. Ermenistan güçlerinin tekrar faaliyete geçip silahlanma sürecine girip girmediğini, demografik yapıyı değiştirme girişiminin olup olmadığını vb. meseleleri denetlemek için Türk Silahlı Kuvvetleri’nin da bölgede konuşlanması faktörünü Rusya anlaşma metinine koyulmasını şimdilik engellemiş ama birkaç gün içinde Rusya’dan Ankara’ya gelecek heyetlerle yapılacak görüşmelerde TSK’nın Karabağ’da ne şekilde faaliyet yürüteceği netleşecek. (Ama Türk yetkililer Rusya’dan gelen açıklamaların aksine Karabağ’da TSK’nın bulunacağını belirtiyorlar) Özellikle Anlaşma metininde; Laçın Koridorunun kimin denetleyeceği, örneğin o koridordan geçen Ermenistan güçlerinin ne taşıdığını veya Karabağ’da yaşayan Azerbaycan vatandaşlarının başka bir bölgeye geçerken Rusya tarafından denetlenip denetlenmeyeceği de net değildir.
Anlaşmanın 9.maddesindeki Nahçıvan Üzerinden Azerbaycan’a açılacak yolun denetimi kimde olacağı veya ortak mı denetleneceği hale belirsizliğini korumaktadır. örneğin; bu yolun kontrolü sadece Rusya’da olacaksa o zaman Gürcistan’da bundan rahatsız olacaktır. Söz konusu anlaşma Metininde Rus Barış Gücünün konuşlandığı yerlerde Ermeni Silahlı Kuvvetleri, «Artsakh Öz Savunma Kuvvetleri» adı altında «faaliyetine» devam edecek mi? Meselesi de net olarak belirtilmemiş. Başka sorulması gerek sorulardan biride Ermenistan gelecekte Azerbaycan toprakları üzerinde tekrardan hak iddia edip, bunun için faaliyet yürütecek mi?Bunu kim denetleyecek ve Rusya burada garantör olacak mı?
Bütün bunları göz önüne aldığımız zaman Karabağ’da sorunun tam olarak bitmediği gözüküyor. Özellikle artık Rus ordusunun da bölgede olduğu düşünülürse Azerbaycan ve Türkiye tarafının hem sahada, hem kamu diplomasisinde, hem medyada hem de Uluslararası arenada daha aktif olmanması icabediyor.
САМОЕ ЧИТАЕМОЕ

НОВОСТНАЯ ЛЕНТА